PAYLAŞ

Aydın Doğan, POAŞ Davasında ilk kez ifade verdi. Petrol Ofisi’nde (POAŞ) örgütlü şekilde akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddiasına ilişkin yargılanan medya patronu Aydın Doğan ilk kez verdiği ifadesinde, “Petrol Ofisi 10 yıl bizim holding bünyesindeydi. Toplasanız 10 kere bu şirkete gitmemişimdir. Medyada tutuklu getirileceğim yazıldı. Hakkımda çıkan haberlerden ben de muzdaribim ama müracaat yeri siz değilsiniz, sineye çekiyorum” dedi.

Petrol Ofisi’nde (POAŞ) örgütlü şekilde akaryakıt kaçakçılığı yapıldığı iddiasına ilişkin aralarında iş adamı Aydın Doğan ile Ersin Özince’nin de bulunduğu 47 sanıklı davanın görülmesine devam edildi.

İstanbul 1’inci Ağır ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bir önceki celse hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan sanık Aydın Doğan’ın da aralarında bulunduğu tutuksuz 4 sanık ile avukatları katıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adına da bir avukat salonda ‘katılan’ sıfatıyla hazır bulundu.

Hakkındaki suçlamaları reddeden sanık Aydın Doğan, “Bana yöneltilen suçlamalardan birisi Petrol Ofisinin özelleştirilmesinde ihale aşamasında Hayyam Garipoğlu tarafından asılsız yapılan suçlamalardı. Biz bu ihaleyi yasal prosedürlere uygun, yasalar çerçevesinde kazanmıştık. Yine yöneltilen akaryakıt kaçakçılığında vergi kaybına ilişkin suçlamaları da kabul etmiyorum. Yurtdışından hangi ülkeden ithal edilirse edilsin ithal edilen akaryakıtta vergi alınmaz. İthal edilen akaryakıt KDV’si ise bilahare devletin bildirmiş olduğu fiyat üzerinden pompada fiyatlara yansıtılır ve ödenir. Petrol Ofisi 10 yıl bizim holding bünyesindeydi. Ancak ben hiçbir şekilde bu şirketin işlemine katılmadım. Hatta toplasanız 10 kere bu şirkete gitmemişimdir. Beraatimi istiyorum” dedi.

Mahkeme başkanı sanık Doğan’a, “Dosyadaki ifadelerde, vergi dönemlerinde şahsınıza 3 ayda bir bilgi verildiği iddiaları var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?” diye sordu. Sanık Doğan, “Holding bünyesinde bulunan tüm şirketlere ilişkin bilgiler ve faaliyetleri 3’er aylık dönemler halinde holdingin muhasebesi aracılığıyla gönderilir. Ben de bunları incelerim. Şirketlerin kar ve zarar durumlarına bakarım” şeklinde yanıt verdi.

Doğan: “Ben de muzdaribim ama sineye çekiyorum”

Duruşma söz alan Ömer Lütfi İskefyeli, mahkemeye dilekçe sunarak, medyada çıkan haberlere tepki gösterdi. Adının kaçakçılık haberlerinde geçtiğini söyleyen sanık İskefyeli, gizlilik kararı alınmasını istedi. Mahkeme Başkanı bu konu için, Basın Suçları Soruşturma Bürosu’na başvurabileceğini, kendilerinin yetkili olmadığını söyledi. Bu sırada Aydın Doğan da söze girerek, “Ben de bir basın mensubu olarak ilk davaya geldim, 2’inci ve 3’üncü duruşmaya ise gelemeyerek mazeret gönderdim. Zorla getirme kararı çıktı. Ertesi gün birçok medyada tutuklanarak getirilecek, zorla getirilecek diye haberler çıktı. Ben de bu durumdan muzdiribim ama müracaat yeri siz değilsiniz o yüzden sineye çekiyorum” ifadelerini kullandı.

Aydın Doğan’ın duruşmalara katılma zorunluluğu kalktı

Mahkeme heyeti, yabancı uyruklu sanıkların ifadelerinin alınması için ilgili ülkelerin yetkili adli makamlarına yazılan yazıların cevaplarının beklenmesine karar verdi. Sanık Aydın Doğan’ın duruşmalara katılma zorunluluğun kaldırılmasına hükmeden mahkeme, sanık Ömer Lüfti İskefyeli’nin “lekelenmeme hakkının ihlal edildiği” yönünde talebinin ise yetkili olmadığını gerekçe göstererek değerlendirmedi. Duruşma, 7 Eylül 2017’ye ertelendi.
Aydın Doğan, duruşma sonrası kendisini görüntüleyen basın mensuplarıyla sohbet ettikten sonra, adliyeden ayrıldı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Petrol Ofisi’nin 2001-2008 arasında yurt dışından Türkiye’ye yapılan akaryakıt ithalatında Gümrük Birliği olmayan ülkelerden yapılan ithalatın Birlik üyesi olan İngiltere’den yapılmış gibi gösterildiği anlatılıyor. İddianamede, aralarında iş adamı Aydın Doğan, Ersin Özince, Hanzade Doğan Boyner, İmre Barmanbek’in de bulunduğu 47 sanığın ”kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet”, ”resmi belgede sahtecilik”, ”suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve ”örgüte üye olmak” suçlarından hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.
Doğan ve Ersin Özince hakkında ”suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 8,5 yıldan 24,5 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istenen iddianamede, aralarında Hanzade Vasfiye Doğan Boyner’in de bulunduğu 45 sanık hakkında ise ”örgüte üye olmak”, “kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 7,5 yıldan 21,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Yorumunuzu girin
Adınızı buraya yazın